Gündem:
banner420
19-20 Eylül’de New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) Zirvesi’nde dünyada en önde gelen ölüm nedeni olan kanser, solunum ve kalp hastalıkları gibi tütün kaynaklı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklarla ilgili uluslararası önlem paketleri masaya yatırılacak.

Ancak masaya yatırılacak bu önlem paketleri de endüstrinin baskısıyla birçok ülke tarafından yumuşatılmaya çalışılıyor.

Aralarında Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi (SSUK), Türk Toraks Derneği, Türk Kardiyoloji Derneği ve Türkiye Diyabet Vakfı gibi kuruluşların da olduğu sivil toplum örgütleri 24 Ağustos Çarşamba günü Sepetçiler Kasrı’nda düzenlediği basın toplantısı ile Başbakan’ı, Eylül ayında katılacağı Birleşmiş Milletler Zirvesi’nde, dünyada en önde gelen ölüm nedenlerinin kaynağı olan ‘Sigara’ ile mücadele konusunda liderlik etmeye çağırdı.

Tütün kontrolü konusunda son 5 yıldır lider ülke haline gelen Türkiye’nin, BM zirvesinde çokuluslu firmaların çıkarları nedeniyle sulandırılmaya çalışılan sağlık politikalarına damga vurması bekleniyor.

Yoksul ülkelerin tütün kontrol karnesi zayıf

SSUK Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı konuşmasında “Ülkemiz Sayın Başbakanımızın önderliğinde son beş yılda Tütün Kontrolü konusunda büyük bir hamle yapmış ve uyguladığı politikalar ile dünya devletlerine öndelik etmiştir. 2004 yılında imzaladığımız “Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi” ve arkasından Dünya Sağlık Örgütünün “MPOWER” reçetesindeki başarımızla, en iyi performansı olan ülkeler arasında yer almış bulunmaktayız.

Bununla birlikte, açlık ve yoksullukla savaşan birçok dünya ülkesinde büyük sigara firmaları halen kazanç aramakta ve onların bizim gibi kanunları olmasını engellemektedir. Başbakanımızın ülkemizde gösterdiği önderliğe, şimdi diğer ülkelerin de ihtiyacı vardır” dedi.

Prof. Dr. Nazmi Bilir ise dünyada her yıl 25-30 milyon insanın bulaşıcı olmayan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, önlem alınmaması durumunda bu sayının 2030 yılında 15 milyon artmasının tahmin edildiğini söyledi.

Dumansız hava sahası uygulaması kalp krizi vakalarını %20 azalttı

Kardiyoloji Derneği Başkanı Hakan Karpuz ise dumansız hava sahası uygulamasıyla ilgili Türkiye’de verilerin henüz netleşmediğini ancak benzeri uygulamalara sahip diğer ülkelerde uygulamanın kalp krizi vakalarının acillere başvurusunda %20 azalma sağladığını söyledi.

Karpuz konuşmasında “düzenli sigara kullanımını 15-17 yaş çocuklarda % 25 civarındadır, her iki ölümden birinin nedeninin kalp damar hastalıkları olduğu düşünülürse konunun ehemmiyeti anlaşılabilir” dedi.

Türkiye Diyabet Vakfı kurucularından Şehnaz Karadeniz ise önlem alınmadığı taktirde kalp ve damar hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklarda, bulaşıcı hastalıklara göre 10 yıllık sürede 5 kat artış görüleceğini ifade etti.

Tütün firmaları insanlık suçu işliyor

Yeşilay Başkanı Av. Muharrem Balcı ise Türkiye’de tütün alanında son yıllarda atılan adımların umut verici olduğunu söyleyerek “bu konuda devletin tüm kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin tamamının işbirliği önemlidir. Ancak o zaman halkımızda bir hukuk bilinci oluşturabiliriz” dedi.

Balcı konuşmasında “şunun unutulmaması gerekir ki sigara içenlerin kendilerine zarara verme hakları olmadığı gibi başkalarına da zarar verme hakları yoktur. Bu tıpkı intihara benzer, nasıl ki toplumun intihar eden kişiye müdahale hakkı varsa sigara içen kişinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir” dedi.

Başbakana Eylül ayında Birleşmiş Milletlerde yapılacak olan zirveyle alakalı sivil toplum örgütlerinin taleplerini şahsen ilettiğini söyleyen Balcı, Başbakanın konuyla ilgileneceğini ve söz konusu toplantıda Türkiye’nin bugünlerde Somali’de olduğu gibi yoksul ülkeler için inisiyatif almasını beklediklerini söyledi.
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Ceza infaz kurumlarındaki kişi sayısı artıyor
Ceza infaz kurumunda 31 Aralık 2019 tarihindeki kişi sayısı 291 bin 546 olurken, 2018 yılına oranla yüzde...

Haberi Oku