Küçükçekmece:
Çiftlik ve gıda ambarı merkezi 'Küçükçekmece'
Geçmiş dönemlerde İstanbul’un köyleri, tahıl ve gıda ambarı durumunda bulunmalarının yanı sıra birçok çiftlik ve mandıraya da ev sahipliği yapıyordu.

İstanbul'daki bu çiftlik ve mandıralar, 15. yüzyılın sonlarında merkezi Eyüp Sultan olan Haslar kazasına bağlı bulunan ve Avrupa yakasından başlayarak Beşiktaş, Hasköy, Arnavutköy, Ortaköy, Bakırköy, Yeşilköy, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Avcılar, Silivri, Çatalca ve Vize kazalarına kadar ulaşan 180 köyü kapsıyordu.

Bu köyler içerisinde idari olarak zaman zaman değişiklik göstermekle birlikte yaklaşık 50 civarında köy ve mandıra o zamanlar nahiye konumunda olan Küçükçekmece'ye bağlıydı.

Küçükçekmece, şehrin gıda ihtiyacını karşılamakta önemli bir yere sahipti


Küçükçekmece, ilk çağlardan beri tarıma elverişli olması ve Bizans’tan Osmanlı’ya kadar  çok önemli bir yerleşim bölgesi olan İstanbul’a yakınlığı nedeniyle, şehrin gıda ihtiyacını karşılayan çiftlikler bölgesi konumundaydı.

Küçükçekmece bölgesinde o dönem bulunan çiftlikler şunlardı: Ayamama, Safra, Kanarya, Alembergos, Papazbergos, Alibey, Filyos, Menekşe, Nakkaş, Büyük Halkalı, Alibey, İncirli, Çavuşbaşı, Safra Köyü, Soğuksu, Küçükhalkalı, Resneli, Beylik Çayırı, Ispartakule, Kapadık, Ömerpaşa ve Firus Çiftliği.

Küçükçekmece bölgesindeki bu çiftlikler, yetiştirilen ürünler ve hayvanlarla İstanbul’un gıda ihtiyacını sağladığı gibi aynı zamanda da bölge h istihdam oluşturuyordu.

Ülkenin çeşitli yörelerinden gelen işçiler, bu köy ve çiftliklerdeki bağ ve bahçelerde çalışarak geçimlerini sağlıyorlardı. Küçükçekmece’ye bağlı köylerde sadece tarım değil hayvancılık da yoğun bir şekilde yapılmaktaydı.

Köy ve çiftliklerde yetiştirilen büyük ve küçükbaş hayvanlar ile tarım ürünleri ilk önce sarayın sonra da İstanbul halkının ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılmaktaydı. Bölgede üretilen zahire ve buğdayın İstanbul’un ihtiyacı dışında başka yerlere satılması kesinlikle yasaklanmıştı.

Sarayın mutfak ihtiyacı da Küçükçekmece'den karşılanırdı

Küçükçekmece’den Ereğli’ye kadar olan bölge İstanbul’un zahire ihtiyacını karşıladığı gibi, İstanbul’un da gıda ambarının kilidi konumundaydı. Saray mutfağının ihtiyacı olan süt ürünlerinden yağ da, Küçükçekmece’de bulunan çiftliklerden karşılanıyordu.

Küçükçekmece bölgesi yaylak ve otlaklarıyla de zengin bir bölge olarak biliniyordu. Saray’ın has ahırlarında bulunan atların da gıda ihtiyacı Küçükçekmece’den sağlanıyordu.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Küçükçekmece'de üçüncü çocuk sokağı...
Küçükçekmece Belediyesi Mehmet Akif Bilgi Evi önünde 3. çocuk sokağını hizmete açtı.

Haberi Oku