Küçükçekmece:
Efsaneden gerçeğe Küçükçekmece Gölü

Küçükçekmece Gölü'nün nasıl oluştuğuna dair artık bir şehir efsanesi olmuş bir hikaye var. Aslında bu efsane 2007'de Bathonea Antik Kenti'nin keşfedilmesi ile son buldu. Küçükçekmece çevresinde söylene gelen ''Gölün içinde cami var'' efsanesinde de gerçeğe ulaşıldı ve göl içindeki kalıntının cami değil, antik limanın mermer feneri olduğu anlaşıldı.

Küçükçekmece'nin batı sınırlarını kapsayan ve Küçükçekmece Gölü kıyılarında 2007-2008 yıllarında yapılan Bathonea arkeolojik tespit çalışmalarında çok sayıda mimari ve taşınır kalıntı izine rastlandı.

Yüzlerce metrelik liman suru, 60 metrelik mendirek, antik fener yapısı ve kıyılarda çok sayıda yalı tarzı yapıların duvar formları ile küçük iskeleler ve çok fazla miktarda seramik malzemenin ele geçmesi burada bir antik liman kentinin varlığını işaret ediyordu.

Tarihte kaybolan pek çok kent gibi Bathonea Antik Kenti de zaman içinde yeryüzünden silindi. Tarihten silinen bu kent ile ilgili kulaktan kulağa birçok hikaye anlatıldı. Yeni nesiller Küçükçekmece Gölü ile ilgilim efsaneleri büyüklerinden yıllarca dinledi.

Küçükçekmece Gölü ile ilgili efsane Küçükçekmece’de Garip Dede merkezli ve onun insanüstü gücüyle bağlantılı olarak anlatılıp durdu. Efsaneye göre göl, bir köyün suya gark olmasıyla oluşmuştur. Yani Göl’ün altında bir yerleşim yeri var.

Küçükçekmece Gölü ile ilgili en çok bilinen efsane

Yıllardır anlatılan hikayede “Küçükçekmece Gölü”nün adlandırılışı ve oluşumundan şöyle bahsediliyor:

“Nurani yüzlü, uzun sakallı, garip bir dede bütün köyü dolaşmasına rağmen, bir lokma ekmek, sıcak bir aş bulup karnını doyuramaz.

Bu yoksul ihtiyarı evine davet edip sofrasını açan olmaz. Uğramadığı tek bir ev kalmıştır. Son bir umutla o kapıyı da çalar.

- Buyrun ne istiyorsunuz?

- Açım!

Kapıyı açan yaşlı kadın onu içeri davet eder ve ihtiyarın karnını doyurur.

Garip Dede adındaki bu zat dua ettikten sonra, kadına:

- Çocuklarını al ve bu köyden uzaklaş ama uzaklaşırken arkana bakma, der.

Kadıncağız çocukları alır ve köyden uzaklaşır, yolda aklına gelir, neden arkana bakma dedi. Merakını yenemez ve döner bakar.  Ne görsün köy çökmekte ve yerini sular kaplamaktadır. Sonra bağırır:

- Köy çöktü… Köy çöktü…!

Köy çökmüş ve sulardan  bir göl oluşmuştur.”

Çöken köyün bulunduğu yerin adına  “Çökmece Gölü” denilmiş,  sonradan  bu yerin adı “Çekmece Gölü” ne dönüşmüştür.

Efsanede bahsi geçen köy aslında Bathonea Antik Kenti idi. Peki, nasıl olmuştu da bu antik kentin sular altında kalması böyle efsane haline gelecek bir hikaye ile yıllarca bizlere anlatılmıştı?



 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Misafir Avatar
Sabitov İbrahim 5 yıl önce

eski semtim burası efsane gerçektir

Misafir Avatar
civciv 6 yıl önce

bu efsane harika!ama acaba gerçekmi?

Misafir Avatar
deniz Kartişoğlu @civciv 6 yıl önce

çok garip hikaye. çokda güzel.
fakat kent nasıl çökmüş

Misafir Avatar
lale say 6 yıl önce

araştırmam var biraz daha içli olanlardan olsaydı

Misafir Avatar
fırtıkk 6 yıl önce

çok garip

Misafir Avatar
yigido 6 yıl önce

çok garip efsane gerçeğe dönüşmüş

Misafir Avatar
zehra aras 5 yıl önce

yengemde bir köy olduğunu söyledi.ama i̇nanmiyordum.i̇nternette araştirdim doğtuydu.

Misafir Avatar
yunus emre mecidiyeli 5 yıl önce

çok güzel efsane

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Engelli araçlarının bakımı ve tamiri ücretsiz...
Küçükçekmece Belediyesi, engelli araçların ücretsiz bakım ve tamir çalışmalarını sürdürmeye devam...

Haberi Oku