Sağlık:
Geleceğin beslenme biçimleri nasıl olacak?

Sağlıklı beslenme 21. yüzyılın en önemli küresel sorunlarından biri ve neredeyse ilk sıralarda. Sağlıklı beslenme hakkında zihnimizi meşgul eden ve çözümünü bulmakta zorlandığımız bazı soru ve sorunlar var.

“Dünyada temiz ve doğal gıda kaynakları azalırken, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi başarabilecek miyiz?” “Her geçen gün karşılaştığımız işlenmiş yiyeceklerin içeriklerini yeterince biliyor muyuz?” “Medya aracılığıyla edindiğimiz bilgilerin gerçekliğinden ne kadar emin olabiliriz?” gibi...

İşte tüm bu sorulara 4-7 Eylül tarihlerinde, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen 27. Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı’nda yanıt arandı. Gıda Takviyesi Beslenme Derneği Başkanı Samet Serttaş geleceğin beslenme biçimleri ve beslenme bilinci hakkında önemli açıklamalarda bulundu…

Geleceğin beslenme biçimini belirleyen 4 mega trend

Dünyada ve Türkiye’de beslenme biçimlerini dört mega trend belirliyor.

1) Nüfusun yaşlanması

2) Şehirleşmenin artması

3) Çocuk ve gençler arasında obezitenin yaygınlaşması

4) İnsan yaşamının uzaması

Bu mega trendler beslenme biçimlerimize ve alışkanlıklarımıza yön veriyor. Köyden kente göçün artmasıyla ters orantılı bir şekilde genç nüfusun tarım üretimine ilgisi azalıyor. Öte yandan insan ömrünün uzamasıyla yaşlılığın tanımı değişiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nce artık sadece 80 yaş üstü insanlar “yaşlı” kategorisinde değerlendiriliyor.

Günümüzde her şeyin kişiselleşmesi, bilim ve tıptaki yeni keşiflerle beraber kişiye ve yaşa özel beslenme modelleri geliştirilmiş durumda. “Çocukluk beslenmesi” ve “yaşlılık beslenmesi” gibi kavramlar beslenme bilincini destekliyor.

Beslenme tarzımızı olumsuz etkileyen alışkanlıklar

Yemek yapmamak

Uzun çalışma saatleri ve yemek yapmaya zaman bulamamak beslenme tarzımızı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bunu desteklemek amacıyla endüstrinin sunduğu ayrı bir gıda kültürü oluşuyor ve bu kültürde gıda takviyeleri bir çözüm olarak önem kazanıyor.

Fermente ürünleri az tüketmek

Bilimin yeni keşifleriyle insan vücudunda bakteri florasının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Araştırmalar da son yıllarda vücudumuzda olması gerektiği sayıda bakteri olmadığını gösteriyor. Bu gelişme vücudumuzdaki bakterilere iyi bakmamız gerektiği bilincine sahip olmamıza yol açıyor. Örneğin 1950’de ve günümüzde yaşamış iki insanın vücutlarındaki bakteri sayısı karşılaştırıldığında, günümüz insanının vücudundaki bakteri sayısının az olduğu görülüyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri eskiden tükettiğimiz paça çorbası vb. fermente ürünleri daha az tüketmemiz.

Aşırı steril ortamlarda bulunmak

Uzmanlara göre çok steril ortamlarda büyüyen çocuklarda bakteri florası yeteri kadar gelişemiyor. Bakteri popülasyonun düşüklüğünden kaynaklanan gıda ve polen alerjileri, intolerans problemleri meydana geliyor.

Türk insanının en önemli beslenme sorunları

Araştırmalara göre Türk insanı sağlıklı beslenme konusunda yeterli bilgiye sahip değil. “Sabah iyi kalkamıyorum ve kalktığımda kendimi yorgun hissediyorum.” “Gün içerisinde yeterli enerjiyi bulamıyorum.” “Saçlarım dökülüyor ve tırnak uçlarım kırılıyor” gibi yakınmaları genellikle beslenmeyle eşleştirmiyorlar. Buna çeşitli diyetlerle zayıflamaya çalışmak ve diyetlerini vitamin ve diğer besin öğeleriyle desteklememek gibi alışkanlıklar da eklenince bünyeler zayıf düşüyor. Zayıf bünyeli insanlarda uyku problemleri de baş gösterebiliyor.

Yeteri kadar gün ışığından faydalanamamak da Türk insanının diğer önemli sorunu. D vitamini açısından çok zengin bir ülke olmamıza rağmen D vitamini eksikliği yaşayan insan ve buna bağlı hastalıkların sayısı ülkemizde oldukça fazla.

Şehir insanı içinde bulunduğu koşullardan dolayı ideal beslenme için gerekli olan protein, vitamin, mineral ve karbonhidrat dengesini sağlayamıyor. Gerektiği kadar proteini etten, sütten ve yumurtadan alamıyor, günde 5 öğün meyve ve sebze tüketemiyor. Bu besinleri tam olarak tüketemedikleri için de kendilerini bitkin ve yorgun hissediyorlar.

Beslenememenin bir diğer dezavantajı diyabet, tansiyon ve kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklara yol açması. Uzmanlara göre bu hastalıkların en kalıcı çözümü yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmek.

Gıda takviyelerinin doğru kullanımı

Bilinçli bir kullanımla gıda takviyeleri sağlıklı ve zinde kalabilmenin en pratik yolu… Ancak bu ürünleri kullanırken bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var:

Gıda takviyesi vitaminler, mineraller, botanikler (bazı bitkisel yağlar) ve diğer bileşenlerden oluşur. Bir ürünün gıda takviyesi olabilmesi için kapsül, tablet, şurup gibi dozajlı bir formda sunulması gerekir.

Gıda takviyesi başlığı altında toplanan protein barlar, multi vitaminler ve mineraller gibi çeşitli inovatif ürünler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından ciddi bir şekilde incelenir. Türkiye’de gıda takviyelerinin içerisine nelerin koyulup nelerin koyulmayacağı Sağlık Bakanlığı’nca belirlenir. Onay ve lisanslar da bakanlıklar tarafından verilir. Güvenlik aralıkları çok yüksek olan bu inovatif ürünler herhangi bir gıda maddesi gibi tüketilebilir. Doğru kullanıldığında performansı ve zindeliği arttırır; bağışıklık sistemini güçlendirir. İnovatif ürünler koruyucu tıpta da önemli bir yere sahip.

Gıda takviyelerinin tüketicilere yanıltıcı sağlık beyanları ile satılmaması gerekir. Bir gıda takviyesinin, ‘her derde deva’ olabilmesi mümkün değildir. Bu şekilde yapılan beyanlar tüketici açısından yanıltıcı olabilir. Gıda takviyeleri beslenme açığını kapatmak için üretilmiş inovatif ürünlerdir.

Medyada gıda takviyelerine ilişkin yapılan bazı haberlerin reyting beklentisiyle olumsuz yönde işlenmesi bu ürünlere karşı bir önyargı oluşturuyor. Bu konuda uzman hekime danışılması ve buna göre tüketilmesi fayda sağlayabilir.

Sporcu gıdaları hakkında bilinmesi gerekenler

Sporcu gıdası denilince akla ilk protein tozu gelse de sporcu gıdaları sadece protein ürünlerinden oluşmaz. Protein esaslı sporcu gıdaları ve izotonik içeceklerin olduğu sporcu takviyeleri gibi çok çeşitli sporcu gıdaları vardır. Bu gıdalar, vücutta terle kaybedilen sodyumu hızlı bir şekilde geri döndürmeye yarar.

Sporcu beslenmesinin özel olması gerekir. Profesyonel ve lisanslı sporcular ile spor salonlarına giden amatör sporcuların beslenme şekilleri farklılık gösterir.

Spor esnasında su ve su ile beraber tuz da kaybedilir. Kaybedilen tuzu yerine koyabilmek için sporcu içecekleri kullanılabilir.

Spor yapmak kasların hızlı bir şekilde yıkılması anlamına gelir. Bu yüzden kas yapabilmek için spor öncesi ve sonrası özel bir beslenme programı uygulanması şarttır. Bu beslenme programı kişinin özelliklerine ve yapılan spora göre değişiklik gösterir. Özellikle yoğun sporlar vücudun kas sistemini yoran aktivitelerdir. Kasların tekrar kazanılması için özel bir beslenme programı gereklidir. Bu program fazla miktarda et, yumurta ve süt gibi normal besin öğeleri ile yapılabilir veya proteini konsantre şekilde sunan çeşitli sporcu gıdalarına da başvurulabilir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bilkent Şehir Hastanesi nasıl olacak, özellikleri...
Bilkent Şehir Hastanesi nasıl olacak, özellikleri neler?

Haberi Oku