Sağlık:
Kıl dönmesi neden olur, kimlerde görülür, belirtileri neler?
Kıl Dönmesi  Nedir?

Halk arasında kıl dönmesi olarak da bilinen pilonidal sinüs, genellikle kuyruk sokumu kemiğinin üst kısmında görülmektedir. Çoğunlukla yanlış oturma ve sürtünme yoluyla açılan ufak deliklerden kılların içeri girmesi ile oluşur.Kuyruk sokumundaki cilt dokusundan içeri giren yabancı cisimler zamanla cilt altında birikmeye devam eder.Vücut bu yabancı cisimleri bir keseyle kaplar.Daha sonra kesenin içinde ürettiği özel sıvılarla yabancı cisimleri eritmeye çalışır ancak başarılı olamaz.Çeşitli sebeplerle cilt altında deforme olan kese sıvıyı dışarıya akıtmaya başlar.Ancak sıvının tamamı dışarıya akamadığı için bir kısmı cilt altında iltihaplanak apseleşmeye başlar.Bu süre zarfında hastada; kuyruk sokumunda iltihap, akıntı, apse; kuyruk sokumunda ve makatta ıslaklık ve kaşıntıya sebep verebilmektedir.Bu oluşmun tamamına kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) denir. Kronik bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanan kıl dönmesi bilinenin aksine doğuştan değil daha sonradan gerçekleşen bir hastalıktır.

Pilonidal sinüs (kıl dönmesi) %95 gibi yüksek bir oranla kuyruk sokumu bölgesinde görülür fakat çok sık olmasa da bazı kişilerde göbek bölgesinde de görülebilmektedir. Koltuk altı, bacaklar ve yüz bölgelerinde görülen ve kıl dönmesi ile karıştırılan hastalık kıl dönmesi değil, kıl batması olarak tanımlanmaktadır.

Kıl Dönmesi Kimlerde Görülür?

Kıl dönmesi hastalığı en çok erkeklerde, 15-40 yaş arası bireylerde, kıl yoğunluğu fazla, aşırı kilolu ve terleyen kişilerde görülmektedir. Ayrıca çok uzun süre oturarak çalışmak durumunda kalanlarda da (Şoför, öğrenci, yazılımcı vb.) kıl dönmesine sıklıkla rastlanmıştır. Özellikle gençlerde hormonların salgılanma dengesi ve bünyelerindeki değişiklikler cildi negatif şekilde etkile ve gençlerin bu dönemde ciltlerinde akne tarzında hastalıklar oluşabilir.

Kıl dönmesi şikayetine bayanlarda da rastlanmaktadır. Ancak bayanlarda kıl yoğunluğu erkeklere göre daha az olduğu için; erkeklere oranla daha nadir görülür.Bayanlara kuyruk sokumunda bulunan deri, erkeklere göre daha ince ve hassas yapıdadır.Bu hassas yapı tahrişe daha meyillidir.Dikkate alınmayan günlük bakım kurallarınında etkisiyle tahriş olan ciltten yabancı cisimlerin geçişi daha kolay olur.Kuyruk sokumuna düşen saç teli,elbise tozları,tüyler ince olan cilt dokusundan geçerek kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) şikayetini oluşturabilir.

Kıl Dönmesi Belirtileri

Kıl dönmesi hastalığının mevcut belirtileri büyük, ağrı yaratan bir kitleden, ufak bir çukura kadar değişkenlik gösterebilmektedir. Pilonidal sinüs rahatsızlığı bulunan alanda kanlı veya koyu renkli akıntılar meydana gelebilir. Enfeksiyon ile birlikte pilonidal sinüs bölgesi hassas bir duruma gelerek akıntı oluşturabilir.

Kendini birçok farklı belirti ile gösterebilen kıl dönmesi, kuyruk sokumunda gerçekleştiği durumlarda genellikle iltihap olana dek kendisini çok belli etmemektedir. Eğer söz konusu iltihap şiddetli bir şekilde gerçekleşiyorsa bireyde halsizlik, bulantı ve ateş belirtileri de gözlemlenebilir.Apseleşen kıl dönmesinde kuyruk sokumunda ağrı,akıntı şikayetleri üst seviyede gözlemlenir.Hasta kuyruk sokumundaki ağrı nedeniyle oturmakta,yürümekte zorluk çeker.Apsenin oluştuğu pilonidal sinüs vakaları acil müdahale gerektiren durumlar içerisinde yer alır.

Kıl Dönmesi olan Hastanın Şikayetleri

Makatta pis koku ve akıntı

Kuyruk sokumunda şişlik ve ağrı hissedilir

Kıl dönmesinin görüldüğü kuyruk sokumu bölgesinde bir giriş deliği görülebilir

Hastaların birçoğu kıl dönmesini yağ bezesi veya sivilce benzeri bir şişlik olarak tanımlamaktadır.

Kıl dönmesi iltihabı kaşıntı ve ateş gibi belirtilerle de hastalara rahatsızlık verebilir.

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi ve Avantajları - Kıl Dönmesinde Lazer Tedavisi

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) hastalığının tedavisi konusunda en modern ve en üstün yöntem olan ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi (mikrosinüksektomi-lazer)'nin avantajları:

Hastaların en önemli kazancı aynı gün içerisinde kıl dönmesi tanısı konulup, aynı gün tedavi yapılıp rahat bir şekilde hiçbir iş gücü kaybı yaşamadan evlerine dönebiliyor.

Ayrıca klasik kıl dönmesi ameliyatlarında rahatsızlığın nüks orası %40 iken ameliyatsız (lazer) tedavide bu oran yalnızca %3 civarıdır.

Ameliyat yapılan kıl dönmesi tedavilerinde 15-30 cm'lik ameliyat izi kalırken söz konusu iz lazer tedavisin de hiç görünmez. Çünkü kullanılan lazer tedavisinde dikiş atılmıyor.

Narkoz ile gerçekleştirilen kıl dönmesi ameliyatları sonrası hastanın birkaç gün hastanede kalınması gerekiyorken, lazer tedavisinde yalnızca dakikada hasta evine veya işe yerine geri dönebiliyor.

Klasik ameliyatlardan sonra hastaya 10-15 gün banyo yasağı getirilirken lazer tedavisi ile kıl dönmesinden kurtulan hastalar tedavi sonrası banyoya, denize veya havuza girebilirler.

Ameliyat sonrası hastalarda oluşan yara bölgesinde oluşabilen kirli kanı emip yok etmesi için dren takılırken lazer tedavisinde bu uygulamaya gerek kalmıyor.

Lazer tedavisi herhangi bir dikiş gerektirmez. Tamamen dikişsiz olduğu için kısa sürede cilt eski haline dönüyor.

Ameliyat ile tedavi de en az 10-15 gün istirahat gerekli iken lazer ile tedavi olan hastalar aynı gün işine geri dönebilir.

Klasik yöntemler ile gerçekleştirilen ameliyatlar sonrası 15 gün ağrı hissedilirken söz konusu lazer tedavide ağrı, herhangi bir ağrı kesiciye ihtiyaç duyulmayacak derecede oluyor.
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hangi kan grubu hangi kan grubuna kan verebilir?
Hangi kan grubu kimlere kan verebilir? Hangi kan grubu kimlerden kan alabilir?

Haberi Oku