Sağlık:
banner398
Mutlu eden besinler, Hangi besinler mutlu ediyor?

Son yıllarda yapılan çok sayıda bilimsel araştırmayla, insanların özellikle bazı besin türlerini belli miktarlarda tükettiklerinde vücutlarında mutluluk veren hormonların arttığı ve o bireylerin de bu durumu gerçekten hissettiklerini ifade ettikleri tespit edildi.

Sütlü değil bitter çikolata mutlu ediyor

Yiyecekler ve beyin arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda bazı besin gruplarının, beyinde “mutluluk hormonu” olarak adlandırdığımız endorfinlerin artmasına neden olduğu saptanmış. Bu besinlerin başında çikolata geliyor. Yani arada tükettiğiniz küçük bir miktar bitter çikolata size kısa süreliğine de olsa mutluluğun kapısını açabiliyor. Peki neden sütlü değil de bitter? Çünkü endorfinlerin üretilmesi için çikolatadaki kakao miktarının yüksek olması gerekiyor. Öte yandan bizim gibi Akdeniz bölgesi insanlarında yaygın görülen süt şekerine karşı tahammülsüzlük (laktoz intoleransı) gibi durumlar nedeniyle, mutlu olayım derken sindirim sorunlarıyla karşı karşıya kalmak da bir ihtimal…

Mutluluğun anahtarı: Turşu ve kefir

Sindirim sorunları demişken, bağırsaklarımızın metabolizmamız üzerinde çok önemli etkilere sahip olduğunu biliyoruz. Mikrobiyata dediğimiz bağırsak bakterilerinin doğal içeriğinde oluşabilecek değişiklikler, başta anksiyete ve depresyon olmak üzere pek çok duygudurum değişikliğiyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle bağırsak mikrobiyatamızın sağlıklı kalmasını destekleyen probiyotik gıdalar, aynı zamanda duygu dünyamızı da olumlu etkiliyorlar. Hollanda’da yapılan bir çalışmada, dört hafta süreyle probiyotik alan bireylerin ruh hallerinin olumlu etkilendiği ve kendilerini daha pozitif hissettikleri saptanmış. Bu durumda bağırsaklarımızın sağlıklı kalması için ev yapımı yoğurt, kefir, turşu ve sebze ağırlıklı beslenmek bizi mutlu edecektir dersek yanlış olmaz!

Somon, ceviz, yumurta…

Vücutta bazı vitamin ve minerallerin eksikliği önemli sağlık sorunlarına yol açarken bu durum, mutluluk veren hormonların yapımının azalmasına da sebep olarak ruh halimizi olumsuz etkileyebilir. Bu vitamin ve minerallerin başında beynimize anti-depresan ve mutluluk verici etkisi olan serotonin, dopamin ve endorfin hormonlarının üretiminde görev alan kalsiyum, folik asit, krom ve magnezyum gelir. Serotoninin ön maddesi triptofan aminoasidi yönünden zengin olan somon, ton balığı, sardalya balıklarının, tavuk ve hindi gibi kümes hayvanlarının, yumurta, ceviz, sığır ve kuzu etlerinin yanı sıra mercimek, nohut, bezelye gibi kuru baklagillerin mutlaka günlük diyetimizde yer alması gereklidir.

Süt, balık kadar değerli

Kalsiyumdan zengin süt ve yağsız yoğurt, aynı zamanda balık kadar değerli bir D vitamini kaynağıdır. Krom, folik asit ve magnezyumdan zengin gıdalar olarak sayabileceğimiz ıspanak, börülce, kuşkonmaz, brokoli ve Brüksel lahanası gibi kış sebzelerinin karanlık ve soğuk kış günlerinin yarattığı depresif havayı dağıtmaya yardımcı olduklarına kesin gözüyle bakabilirsiniz.

Çilek gibi kırmızı meyvelerle muzun da çikolata benzeri mutluluk verici etkisi olduğu ortaya çıkmış. Tabii meyve tüketiminde porsiyonu abartarak kan şekerinin aşırı yükselmesi ile yüzümüzde oluşan gülümsemenin yanıltıcı etkisine kapılmamak gerek. Kaju ve yer fıstığı, badem ve ceviz de her gün toplam bir avuç kadar tüketildiklerinde kendinizi zinde ve iyi hissetmenize yardımcı oluyorlar.

Mutsuzluğun ilacı 1 fincan kahve, bir top dondurma

Japonya’da, İsveç’te ve ABD’de yapılan çalışmalardan çıkan ortak sonuçlara göre, kendinizi mutsuz ve bitkin hissettiğinizde, bir fincan kahvenin yanında bir parça bitter çikolata yemek, günde 2-3 fincan kadar bitki çayı içmek ya da bir top dondurmayı tadını çıkararak tüketmek kendinizi tekrar enerjik ve mutlu hissettirecek fırsatlardır!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Türkiye'de parkinsonlu sayısı artacak
Uzmanlar, Türkiye'de yaşlanan nüfus nedeniyle önümüzdeki on yıllarda parkinson hastalığının Türkiye’de...

Haberi Oku